🌊 Emlak Vergisi Takdir Komisyonu Kararına Itiraz Dilekçesi Örneği
EsasNo: 2014/1130. Karar No:2014/1663. K. Tarihi:15.4.2014. Özet: Özeti : Emlak vergisi tahakkukundan önce arsa m2 birim değerlerinin idareye başvuru üzerine verilen cevap öğrenilmesi üzerine söz konusu arsa m2 birim değerlerinin belirlenmesine ilişkin takdir komisyonu kararının iptali istemiyle açılan davada dava açma
Peki belediyenin istimlak kararına itiraz edilir mi? Gayrimenkulleri istimlak kapsamına giren kişiler, alınan bu karara itiraz etme hakkına sahip oluyor. Bu noktada kişinin neye itiraz ettiğini ve ona göre itirazda bulunması gerekiyor. Eğer alınan bu istimlak kararına itiraz edecekseniz bunu karar açıklanmasını takip eden otuz
Neden Sınıfta Kalıyorlar” “TÖB-DER Güç Günlerin Örgütüdür” Genel Başkan TÖB-DER’in İki. Yılını Değerlendiriyor. Karadeniz Şubeleri Genel Merkeze MuhtıraVeriyor
TüketiciHakem Heyeti Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği. Cemal Çömlek-2 Nisan 2018 0. Tüketici Hakları Derneği Emlak Vergisi İtirazı Dava Mahkeme.
Ohal komisyonu red kararına itiraz dilekçesi örneği ile açılacak iptal . Danıştay, bölge idare mahkemeleri , idare mahkemeleri ve vergi. Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dava dilekçesine eklenir.
cevre temizlik vergisi bildiri formu Emlak Vergisi Bildirimi (arsa) Verilecek Dilekçe Örneği. Belediye Dilekçe Örnekleri E – H. Emlak Vergisi kanununun 8. maddesi uyarınca aşağıda vasıfları açıklanan Meskenime İndirimli Vergi Nispeti Uygulanmasını Talep Dilekçe Örnekleri
Mükellef hakkında takdir komisyonu arka arkaya üç yıl için matrah takdir etmiş, bu takdir kararına dayanarak vergi dairesi vergi/ceza ihbarnamesi düzenlemiş. İlk yıla ilişkin ihbarnamede vergi ziyaı cezaları bir kat iken, vergi idaresi ilk yılda kesilmiş vergi ziyaı cezasına dayanarak sonraki yıllara ilişkin vergi ceza
mBnUuCb. EMLAK VERGİSİNE NASIL İTİRAZ EDEBİLİRSİNİZ Belediye sınırları içindeki cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeler için emlak vergisine esas olan değerler ayrı ayrı hesaplanıyor ve her dört yılda bir takdir komisyonları tarafından asgari birim değer tespiti yapılıyor. Bu tespit edilen emlak vergisine esas değerlere itiraz edilebilir mi? Daha önce; 213 sayılı Vergi Usul Kanunun mükerrer 49. maddesinin b fıkrasının 3. bendine göre takdir komisyonlarının kararlarına karşı kendilerine karar tebliğ edilen daire, kurum, teşekküller ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları onbeş gün içinde ilgili vergi mahkemesi nezdinde dava açabiliyor ancak buna karşın vatandaşlar emlak vergisi konusunda itirazda bulunamıyordu. 13 Ekim 2012 tarih 28440 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2012/89 Sayılı Anayasa Mahkemesi Kararı ile vatandaşlara da takdir komisyonu kararlarına karşı dava açma hakkı verildi. Aşağıda yer alan linke tıklayarak ulaşacağınız dava dilekçesi ile yüksek bulduğunuz emlak vergisi değerine itiraz edebilirsiniz. Emlak Vergisi İtiraz Dilekçesi
Emlak Vergisi Açıklamaları Emlak Vergisinde Muafiyet , İstisna ve İndirimler;Emlak Vergisi Mükellefiyeti Kimler Emlak Vergisi Öder? ; Emlak Vergisinin Ödeme Zamanı ; Emlak Vergisinin Ödeme Yeri ; Emlak Vergisinin Hesaplanması ve Oranlar; Emlak Vergisinde Cezalar; Emlak Vergisine İtiraz ve Dava Açma;Emlak Vergisinde Zamanaşımı Uygulaması 03 Ağustos 2017, PerşembeEmlak Vergisi Mükellefiyeti Kimler Emlak Vergisi Öder? 1319 Sayılı Emlak Vergisi Kanun’una göre ; emlak vergisi arazi, arsa ve binalar için ödenir. Emlak vergisini taşınmazın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler öder. Bir taşınmaza paylı mülkiyet halinde malik olanlar, hisseleri oranında mükelleftirler. Elbirliği mülkiyette malikler vergiden müteselsilen sorumlu olurlar. Emlak Vergisi Kanunu 1 , 3 , 12 ve 13. Maddeleri Emlak Vergisi Kanunun 30'uncu maddesinin son fıkrasına göre devir ve ferağı yapılan bina ve arazinin, devir ve ferağın yapıldığı yıl ile geçmiş yıllara ait ödenmemiş emlak vergisinin ödenmesinden devreden ve devralan müteselsilen sorumlu tutulurlar. Devralanın mükellefe rücu hakkı saklıdır. Buna göre emlak alım satımlarında idare ödenmemiş emlak vergisinden satıcı ile birlikte alıcıyı da sorumlu tutmaktadır. Kooperatif tüzel kişiliğine ait arsa üzerine inşa ettirilen ve ortaklarca kullanılmakla birlikte mülkiyeti kooperatif tüzel kişiliğinin uhdesinde bulunan binalara ait bildirimin de kooperatifçe verilmesi, mükellefiyetin kooperatif adına tesis edilmesi, verginin de kooperatif adına tarh ve tahakkuk ettirilmesi zorunlu bulunmaktadır. Ancak kooperatif tarafından bağımsız bölümler tamamlanıp üyelere tapusu devredilince emlak vergisinin mükellefleri kooperatif ortakları olur. Emlak Vergisinin Ödeme Zamanı Emlak Vergisi 2 taksitte ödenebilir . 1. taksidin ödeme süresi Mart ayında başlar 31 Mayıs günü sona erer. 2. taksidin ödenmesi için son gün 30 Kasımdır. Emlak Vergisi Kanunu Madde 30 Emlak Vergisinin Ödeme Yeri Emlak vergisi ödemeleri taşınmazın bağlı olduğu belediyeye büyükşehirlerde ilçe belediyeleri yapılır. Belediyenin ödeme imkanı sağlayan bir internet sitesi var ise internetten de ödeme yapılabilir. Belediyenin bankalarla anlaşması var ise ödemeler anlaşmalı banka şubelerinden de yapılabiliyor. Emlak Vergisinin Hesaplanması ve Oranlar Emlak Vergisi Oranlarını Gösteren Tablo Taşınmazın Türü Büyükşehir Belediye Sınırları İçinde Diğer Belediyelerde Konut Binde 2 Binde 1 Diğer Bina İşyeri vb. Binde 4 Binde 2 Arsa Binde 6 Binde 3 Arazi Binde 2 Binde 1 2863 Sayılı KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNU’nun 12. Maddesine göre tahakkuk eden emlak vergisinin % 10'u nispetinde Taşınmaz Kültür Varlıklarının Korunmasına Katkı Payı tahakkuk ettirilir ve ilgili belediyesince emlak vergisi ile birlikte tahsil edilir. Yapı kullanma izni alınmamış ve fiilen kullanılmaya başlanılmamış binalar emlak vergisi uygulaması bakımından bina niteliğini kazanmadığından, bu taşınmazların arsaları veya arsa payları için, arsaya ait oran üzerinden arazi arsa vergisi ödenecektir. Yapı kullanma izni ve tapuları alınmamış olmakla birlikte fiilen kullanılan binalar için ise Emlak Vergisi Kanununun 23’üncü maddesi hükmüne göre bildirim verilir. İnşaatı tamamlanan binalar için yapı kullanma izin belgesi alınmış ise; - Belgenin alındığı tarihi takip eden bütçe yılından itibaren, - Binalar yapı kullanma izin belgesi alınmadan kullanılmaya başlanılmış ise, kullanılmaya başlanıldığı tarihi takip eden bütçe yılından itibaren, bina vergisine tabi tutulması gerekmektedir Emlak vergisine esas olacak değerler Vergi Usul Kanun'unun mükerrer 49. ve Emlak Vergisi Kanun'unun 29. Maddesine göre arsa ve araziler için her dört yılda bir oluşturulan takdir komisyonlarının tespitlerine göre belirlenir. Binalar için vergi değeri ise Maliye ve Bayındırlık ve İskan Bakanlıklarınca müştereken tespit ve ilan edilecek bina metrekare normal inşaat maliyetleri ile arsa veya arsa payı değeri esas alınarak hesaplanan komisyonunca tespit edilen arsalara ait takdir değerlerine ilişkin listeler ilgili belediyenin ilana mahsus yerlerine takdirin yapıldığı yılın ertesi yılının Mayıs ayı sonuna kadar asılı kalır. Genel takdirlerin yapılacağı yılların arasındaki yıllarda ise vergi değeri enflasyon endekslemesi yapılarak yeniden değerleme oranının yarısı kadar artırılarak belirlenir. Belediyeler de, bu değerleri esas alarak bulunan vergi değerlerine göre emlak vergisini hesaplarlar. Emlak Vergisinde Cezalar Emlak Vergisi Kanunu’nun 37. Maddesi’ne göre bu Kanuna göre alınacak vergiler hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Emlak vergisini zamanında ödemeyen taşınmaz sahiplerine , ödemedikleri her emlak vergisi taksiti için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 51. Maddesi gereğince gecikme cezası kesilir. Emlak Vergisi bildiriminin süresinde verilmemesi halinde ise Maliye’nin görüşü Vergi Usul Kanunun 352/II-7 maddesi ile düzenlenen ikinci derece usulsüzlük ve Vergi Usul Kanununun 344’üncü maddesi ile düzenlenen vergi ziyaı cezalarından miktar itibariyle en ağır olanının kesilmesi yönündedir. Ancak Danıştay , emlak vergisi bildiriminin zamanında verilmemesi sebebiyle kesilen vergi ziyaı cezasını iptal etmiştir. Danıştay 9. Dairesi, Emlak Vergisine İtiraz ve Dava Açma Arsa ,arazi ve binalar için emlak vergisine esas olacak değeri belirlemek üzere her dört yılda bir oluşturulan takdir komisyonlarının kararlarına karşı İdari Yargılama Usul Kanunu’nun 7’nci maddesine göre, 30 gün içinde ilgili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilirler. Söz konusu maddeye göre dava açma süresi ; Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşumazlıklarda Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin, tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin, tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili menci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Buna göre emlak vergisi değerlerine ilişkin itirazlar için dava açma süresi emlak vergisi değerlerine ilişkin kararların, kişilere tebliği ile başlamaktadır. İlgili idare tarafından daha başka bir şekilde tebliğ edilmediyse, dava açma süresi takdirden sonraki ilk vergi tarhına ilişkin yazının tebliği ile başlar. Bir tebliğ yapılmamışsa dava açma süresi emlak vergisine esas değeri öğrenme tarihi ile başlar. Genel olarak öğrenme tarihi de ödeme tarihi olarak kabul edilmektedir. Buna göre emlak vergisi değerlerine itiraz için dava açma süresinin başlangıç tarihi ilgili yer belediyesinin tebliğ tarihlerine ve vatandaşların emlak vergisi değerlerini öğrenme tarihlerine göre değişebilmektedir . Her halukarda emlak vergisi değerlerine karşı bunların tebliğ tarihinden ya da öğrenme tarihinden itibaren 30 gün içerisinde Vergi Mahkemelerine dava açılması gerekir. Vergi mahkemelerince verilecek kararlar aleyhine on beş gün içinde Danıştay’a başvurulabilir. Vergi Usul Kanunu Mükerrer Madde 49 Takdir komisyonu kararlarına karşı açılacak davalarda muhatap, karara iştirak eden belediye olacaktır. Emlak Vergisi Kanununun 37’nci Maddesine göre bu kanunda geçen “Vergi Dairesi” tabiri, belediyeleri ifade eder. Bu kanunun uygulanmasında, Vergi Usul Kanunun vergi inceleme yetkisi hariç olmak üzere; 1 Belediye gelir şube müdürü, gelir şube müdürü olmayan yerlerde belediye hesap işleri müdürü, hesap işleri müdürü olmayan yerde muhasebeci, vergi dairesi müdürü sıfat ve yetkisini haizdir. 2 Vergi Usul Kanununda mahallin en büyük mal memuruna verilmiş görev ve yetkiler, belediye başkanları tarafından kullanılır. Vergi Usul Kanununun 124’üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre şikayet yolu ile yapılacak müracaatların il özel idare vergileri hakkında valiliğe, belediye vergileri hakkında belediye başkanlığına müracaat edilmesi gerekir. Bu nedenle belediye vergileri ile ilgili olarak vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yapılan düzeltme talepleri reddolunanların yapacakları şikayet yolu ile müracaatların belediye başkanlıklarına yapılması gerekmektedir. Danıştay Dokuzuncu Dairesinin tarihli E. no 2005/3179, 2006/3791 sayılı kararı Fazla ödenen emlak vergisinin iadesi için de Belediye Başkanlığı'na hitaben şikayet yolu ile düzeltme dilekçesi verilir. Belediye Başkanlığı'ndan 60 gün içinde yanıt gelmez ya da olumsuz yanıt gelirse takip eden 30 gün içinde vergi mahkemelerine dava açılır. Emlak Vergisinde Zamanaşımı Uygulaması 1319 sayılı emlak vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde, "Beyan dışı kalan bina ve arazinin vergi ve cezalarında zamanaşımı, bu bina ve arazinin beyan edilmediğinin idarece öğrenildiği tarihi takip eden yılın başından itibaren başlar." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm bina ve arazi vergileri bakımından zaman aşımının işlememesi sonucunu doğurur. Bina ve arazinin beyan dışı kaldığını idarenin öğrendiği tarihi ispatlamak görevi yükümlüye aittir ki, uygulamada bunun yapılabilmesi çok güçtür. Kamu alacaklarının tahsil zaman aşımı 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunda düzenlenmiştir. Emlak vergisi, vadesinin rastladığı takvim yılını izleyen takvim yılı başından başlayarak beş yıl içinde tahsil edilmezse zaman aşımına uğrar. Emlak vergisinde, tahsil zaman aşımı , ödeme, haciz uygulaması, ödeme emri tebliği ve kamu alacağının teminata bağlanması gibi nedenlerle kesilebilir. Zaman aşımının kesilmesi kesilme anına kadar işlenmiş bulunan sürenin bütün sonuçlarını ortadan kaldırır. Kesilmenin rastladığı takvim yılını izleyen yılın başından başlayarak beş yıllık zaman aşımı yeniden başlar. Emlak vergisinde borçlunun yabancı ülkede bulunması, hileli iflas etmesi ya da terekenin tasfiyesi dolayısıyla, hakkında kovuşturma yapılmasına imkan yoksa bu durumların devamı süresince zaman aşımı işlemez. Başka bir deyişle zaman aşımı durur. Emlak Vergisinde Muafiyet ; İstisna ve İndirimler İndirimli Sıfır Oranlı Vergi Uygulaması Emlak Vergisi Kanunu’nun 8. Maddesine göre , Türkiye'de brüt yüzölçümü 200 m2’yi geçmeyen tek meskeni olan veya tek meskenin intifa hakkına sahip bulunan; - Kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup 18 yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenler, - Gelirleri sadece SGK’dan aldıkları emekli, dul, yetim, ölüm ve maluliyet aylığından ibaret bulunan emekliler, - Gaziler, - Şehitlerin dul ve yetimleri, - Özürlüler indirimli vergi oranı üzerinde vergi öderler. İndirimli vergi oranı Bakanlar Kurulu kararı ile 0 olarak ile yukarıda sayılanlar maddede belirlenen şartlarda Emlak Vergisi ödemezler. İndirimli vergi uygulamasından yararlanabilmek için ilgili belediyeye başvurulması ve belediye tarafından verilecek taahhüt belgesinin doldurulması gerekiyor. Bu uygulamadan yararlanmak için taahhüt belgesinin verilmesi yeterli olup, ayrıca mükelleflerin ikametgahlarının bulunduğu yer vergi dairesinden gelir vergisi mükellefi olmadıklarına veya SGK’nun ilgili birimlerinden aktif sigortalı bulunmadıklarına dair belge almalarına gerek bulunmuyor. İndirimli emlak vergisi uygulamasından yararlanma şartlarında değişiklik olmadıkça başka bir bildirimde bulunmak da zorunlu değil. İndirimlisıfır vergi oranının uygulanması için meskende bizzat oturma şartı aranmamaktadır. Bu nedenle, sahip olduğu tek meskeni kiraya verip, kirada oturanlar da diğer şartları taşımaları kaydıyla indirimli vergi oranından faydalanabileceklerdir. 200 m2'yi geçmeyen tek meskene hisse ile sahip olunması halinde indirimlisıfır vergi oranı, meskenin vergi değerinin hisseye isabet eden kısmına uygulanacaktır. Birden fazla meskeni olanların veya birden fazla meskende hisseye sahip olanların meskenlerine indirimlisıfır vergi oranı uygulanmaz. Muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler yazlık vb. için söz konusu indirimlisıfır vergi oranının uygulanması mümkün değildir. Ancak bu tür konutlarda daimi ikamet ediyorsa diğer şartların da sağlanması halinde indirimli sıfır oranlı emlak vergisi avantajından yararlanabilir. İndirimli vergi oranı sadece konutlarda uygulanır. İşyerlerinde veya işyeri olarak kiraya verilen yapılarda indirimli vergi oranı uygulanmaz. Sosyal güvenlik kurumlarından emekli, dul, yetim, ölüm ve malüliyet aylığı alanların, bu aylıkları dışında başka gelirlerinin bulunması halinde, bunların meskenine indirimlisıfır vergi oranı uygulanmayacaktır. Mükelleflerin gelir getirmeyen işyeri, arsa ve araziye sahip olmaları, indirimlisıfır vergi oranından yararlanmalarına engel teşkil etmemektedir. Eşlerden her ikisinin de emekli olması durumunda uygulama nasıl olacaktır? Eşlerden her ikisinin de emekli olması ve dolayısıyla her ikisinin de kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından emekli aylığı alıyorlar ise Bu emekli aylıkları dışında başka gelirleri yoksa ; Eşlerden her ikisinin de Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2'yi geçmeyen yazlık olarak değil de daimi amaçlı olarak kullanılan birer meskeni varsa ; Her ikisinin birer meskeni için ayrı ayrı indirimli sıfır bina vergisi oranının uygulanması gerekir. Ancak her ikisi de emekli olan eşlerden birine ait mesken, muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan bir konut yazlık mesken; birine ait mesken ise daimi amaçlı olarak kullanılan bir konut kışlık mesken ise, bu durumda sadece daimi amaçlı olarak kullanılan konut kışlık mesken için indirimli sıfır bina vergisi oranı uygulanır. Muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan konuttan yazlıktan ise emlak vergisi alınır. Emeklinin eşinin özel iş yerinin bulunmasının uygulamaya etkisi Gerekli şartları taşıyan emeklinin eşinin özel iş yerinin bulunması ve emeklinin eşinin buradan gelir elde etmesi, indirimli sıfır bina vergisi oranı uygulamasından yararlanma şartlarını ihlal anlamına gelmez ve dolayısıyla bu durum, emeklinin indirimli sıfır bina vergisi oranı uygulamasından yararlanmasına engel teşkil etmez. Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan emekli maaşının yanı sıra eşten dolayı da ölüm aylığı alınması durumunda da diğer şartları taşımak kaydıyla indirimli sıfır oranlı emlak vergisinden yararlanılabilir. Yurt dışından emekli olanlar bu uygulamadan yararlanamaz. Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskeni olan veya bu meskende intifa hakkına sahip olup hiçbir geliri olmadığını belgeleyenler ile münhasıran Kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aylık alanların; elde ettikleri ve yıllık tutarı toplamı bina vergisi indiriminden yararlanılan yıldan bir önceki yılda geçerli olan ve Gelir Vergisi Kanununun 103’üncü maddesinde yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı geçmeyen her türlü menkul sermaye iradı geliri faiz-repo geliri , söz konusu mükelleflerin indirimli sıfır bina vergisi oranından yararlanmalarına engel teşkil etmez. Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen, tek meskeni bulunan intifa hakkına sahip olunması hali dahil engelliler ,gaziler ile şehitlerin dul ve yetimlerinin bina vergisi indiriminden yararlanabilmesi için herhangi bir faaliyet veya gelir şartı aranılmayacak, bunlar herhal ve takdirde bina vergisi indiriminden yararlanacaklar. Geçici muaflıklar Emlak Vergisi Kanunun 5. Maddesine göre , a Mesken olarak kullanılan bina veya apartman dairelerinin " Yeni Türk Lirasından" az olmamak üzere vergi değerinin 1/4'ü, inşalarının sona erdiği yılı takibeden bütçe yılından itibaren 5 yıl süre ile geçici muafiyetten faydalandırılır. Bu binaların, bina apartman ise dairelerin, mesken olarak kullanılması şartıyla, satınalma veya sair suretle iktisap olunması halinde de yukardaki muaflık hükmü kalan süre için uygulanır. Binanın, bina apartman ise dairenin, kısmen veya tamamen mesken olarak kullanılmaması halinde bu binaya veya daireye tanınmış bulunan muafiyet bu halin vukubulduğu yılı takibeden bütçe yılından itibaren düşer. Örnek Bay A’ya ait Büyükşehir belediyesinde bulunan meskenin inşaatı 2016 yılında bitmiş ise 2017 yılından itibaren 5 yıl süre ile 2017-2021 vergi değerinin 1/4’ü matrahtan düşülecek kalan tutar kadar emlak vergisi ödenecektir. Söz konusu meskenin bina vergi değeri matrahı TL ise, geçici mesken muaflığının uygulanması durumunda vergi matrahı Bina vergisi matrahı TL Matrahın 1/4 ü TL Geçici mesken muaflığı uygulandıktan sonraki matrah TL Bu durumda hesaplanması gereken verginin matrahı vergi değeri TL olur ve = 310 TL emlak vergisi ödenmesi gerekir. b Turizm Endüstrisine Teşvik Kanunu hükümleri dairesinde turizm müessesesi belgesi almış olan Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerinin adı geçen kanunda yazılı maksatlara tahsis ettikleri ve işletmelerine dahil binaları, inşalarının sona erdiği veya mevcut binaların bu maksada tahsisi halinde turizm müessesesi belgesinin alındığı yılı takip eden bütçe yılından itibaren 5 yıl süre ile geçici muafiyetten faydalandırılır. c Deprem, su basması, yangın gibi tabii afetler sebebiyle binaları yanan, yıkılan veya kullanılmaz hale gelen veya yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çiğ ve benzeri deprem hariç afetlerle zarar görmesi muhtemel yerlerdeki binaların vergi mükellefleri tarafından afetin vukubulduğu veya afete maruz bulunduğunun yetkili kuruluşça tebliği tarihinden itibaren en geç 5 yıl içinde afetin vukubulduğu yerde veya kamu kuruluşlarınca gösterilen yerlerde inşa edilen binalar inşalarının sona erdiği yılı, kamu kuruluşlarınca ilgili kanunlarına göre inşa olunup hak saheplerine teslim edilen binalar devredildikleri yılı takip eden bütçe yılından itibaren 10 yıl süre ile geçici muafiyetten faydalandırılır. Bu halde, bu maddenin a fıkrası hükmü uygulanmaz. Şu kadar ki, kamu kuruluşlarınca afet bölgesi olduğu nedeniyle inşaat yasağı konulan yerlerde yapılan binalar için bu muafiyet uygulanmaz. Muafiyetten faydalanacak mükellefler, İmar ve İskan Bakanlığından veya bu Bakanlığın yetkili kıldığı kuruluşlardan afete maruz kaldıklarına dair alacakları bir belgeyi vergi dairesine ibraz etmeye mecburdurlar. d Fuar, sergi ve panayır yerlerinde inşa edilen binalar bu yerlerin açık bulunmadığı zamanlarda da kullanılanlar hariç, bu maksada tahsis edildikleri süre için vergiden muaftır. e Planlama teşkilatınca tespit ve tayin edilen geri kalmış bölgelerde inşa edilen sınai tesisler, inşalarının sona erdiği yılı takibeden bütçe yılından itibaren 5 yıl süre ile geçici muafiyetten faydalandırılır. Yukarıda a, b, c ve d fıkralarında yazılı muafiyetlerden istifade için, mezkur fıkralarda yazılı hallerin vukuunda, keyfiyetin bütçe yılı içinde ilgili belediyeye bildirilmesi şarttır. Ancak, bu olaylar bütçe yılının son üç ayı içinde vukubulduğu takdirde bildirim, olayın vukubulduğu tarihten itibaren üç ay içinde yapılır. Süresinde bildirimde bulunulmazsa muafiyet, bildirimin yapıldığı yılı takibeden bütçe yılından muteber olur. Bu takdirde bildirimin yapıldığı bütçe yılının sonuna kadar geçen yıllara ait muafiyet hakkı düşer Köylerdeki inşaat için bildirimde bulunulmaz. f Organize sanayi bölgeleri ile sanayi ve küçük sanat sitelerindeki binalar, inşalarının sona erdiği tarihi takip eden bütçe yılından itibaren 5 yıl süre ile geçici muafiyetten faydalandırılır. Tasarrufu Kısıtlanan Bina, Arsa ve Arazinin Vergisi Emlak Vergisi Kanunun 30’uncu maddesinde , kanunlar veya diğer kamu düzenini koyan mevzuatla tasarrufu kısıtlanan bina , arsa ve arazi vergisinin kısıtlamanın devam ettiği sürece 1/10 oranında tahsil edileceği hükme bağlanmıştır. Kısıtlı olarak vergileme, imar planının kesinleştiği tarihi izleyen yıl başından itibaren yapılır. Kısıtlama, ilgili arsa veya binanın bulunduğu alan imar programına alınıncaya imar programının kesinleştiği tarihe kadar devam eder. Kısıtlılığa ilişkin 1/10 oranında vergi oranının uygulanabilmesi için emlak sahibi tarafından ilgili belediyeye kısıtlamayı koyan idareden alınacak kısıtlılık durumunu gösteren belge ile yazılı müracaatta bulunulması gerekir. Buna göre kısıtlı verginin , imar planlarında resmi yapılara, tesislere ve okul, cami, yol, meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, pazar yeri, hal, mezbaha ve benzeri umumi hizmetlere ayrılmış olması sebebiyle üzerinde inşaat yapılmasına izin verilmeyen arsalar ile esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyen binalar için uygulanması gerekmektedir. Belediyelerce bunların dışında kalan arsa ve araziler için kısıtlı vergi uygulaması imkanı bulunmamaktadır. Örneğin Gelir İdaresi Başkanlığının tarih ve 022908 sayılı görüşünde “ .... heyelan bölgesi ilan edilen arsa ve araziler için kısıtlı vergi uygulaması imkanı bulunmamaktadır.” denilmektedir. Arazi ve arsaların kısıtlılığı üzerinde yeni bina inşa edilmesine izin verilmemesi ile ilgilidir. Bunun dışındaki tasarruflar kısıtlanmış değildir. Diğer bir anlatımla üzerinde yeni bina inşa edilmesine izin verilmeyen sözkonusu arsa ve arazilerin alımı, satımı, kiraya verilmesi, ekilip biçilmesi mümkündür. Binalardaki kısıtlama ise üzerlerinde esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilmemesi şeklinde ortaya çıkmaktadır. Yine bu binaların alımı, satımı ve kiraya verilmesi mümkündür Kısıtlamanın kaldırılması halinde, kaldırılma tarihini takibeden bütçe yılından itibaren emlakın vergisi, tüm vergi değeri üzerinden ödenir. Kısıtlamanın devam ettiği sürede tecil edilen verginin 9/10’u bina, arsa veya arazinin satılması, istimlaki veya hibe yoluyla ahara devir ve temliki halinde, tahsilat zaman aşımına uğramamış olanları muaccel hale gelir. Tahsili söz konusu olan 9/10 oranındaki emlak vergilerine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 ve 51 inci maddelerine göre faiz ve gecikme zammı tatbik edilmemesi gerekmektedir. Daimi Muaflıklar Emlak Vergisi Kanununun 4. Maddesinde sayılanlar emlak vergisi ödemezler Diğer Hususlar Mülkiyeti Hazineye ait olan ancak Vakfımız lehine irtifak hakkı tesis edilen arazi için emlak vergisi ödememiz gerekir mi? Mülkiyeti Hazine'ye ait olan ve vakıf lehine irtifak hakkı tesis edilen arazi için emlak vergisi ödenmez. Ancak, bu arazi üzerine vakıf tarafından bina inşa edilmesi halinde bina için emlak vergisi ödenir. Şirketin aktifinde bulunan araziyi ağaçlandırmak ve orman haline getirmek istiyoruz. Bu halde bu arazi için emlak vergisi muafiyetimiz olur mu? Emlak Vergisi Kanunu 15. Maddesine göre devlet ormanları dışında insan emeğiyle yeniden orman haline getirilmek üzere ağaçlandırılan arazi 50 yıl emlak vergisinden muaf olur. Özel Kanunlarına göre, Devlet Ormanları dışında insan emeğiyle yeniden orman haline getirilmek üzere ağaçlandırılan arazide aranılan şartlar ise 12/05/1974 tarih ve 7/8147 Numaralı Bakanlar Kurulu Kararında açıklanmıştır. Bu şartları sağlamanız halinde söz konusu arazi maddede belirtildiği şekilde emlak vergisinden muaf olur. Köy sınırları içindeki binanın Emlak Vergisi muafiyeti olur mu? Belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan bina, arsa ve arazilerin kiraya verilmemek şartıyla bina ve arazi vergisinden daimi muaf tutulur. Köyde olsa dahi mücavir alan sınırı içinde ise bina için Emlak Vergisi ödenir. Emlak Vergisi Bildirimi Emlak Vergisi Kanunun 30'uncu maddesinin son fıkrasına göre tapu daireleri devir ve ferağ işlemini, işlemin yapıldığı ayı takip eden ayın 15' inci günü akşamına kadar ilgili belediyelere bildirir. EMLÂK VERGİSİ KANUNU GENEL TEBLİĞİ’ne SERİ NO 57 göre belediyeler, devir ve ferağ işlemlerinden sonra devredenden tapu senedi veya herhangi bir belge istemeden devredenin emlak vergisi mükellefiyetini devir ve ferağın yapıldığı yılı takip eden bütçe yılı başından itibaren re'sen terkin etmekle yükümlüdür. Emlak Vergisi Kanununun 23’üncü maddesine göre Emlak Vergisi mükelleflerinin gayrimenkulün bulunduğu belediyelerin emlak servislerine müracaat edip bildirimde bulunmaları gerekir. Bildirimlerin; a Yeni inşa edilen binalar için, inşaatın sona erdiği veya inşaatın sona ermesinden evvel kısmen kullanılmaya başlanmış ise her kısmın kullanılmasına başlandığı yılı içerisinde, b Kanunun 33’üncü maddesinde 8 numaralı fıkra hariç yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde, değişikliğin vuku bulduğu yıl içerisinde, verilmesi gerekmektedir. Ancak, yukarıda belirtilen değişikliklerin ilgili yılın son üç ayı içinde meydana gelmesi halinde bildirim, olayın meydana geldiği tarihten itibaren üç ay içinde ilgili belediyeye verilir. Örneğin tarihinde inşaatı biten veya bu tarihte yapılan satış işlemi sonrası el değiştiren bir bina için bildirimin tarihine kadar verilmiş olması gerekir. Ancak söz konusu durumların tarihinde gerçekleşmiş olması halinde bildirimin üç ay içinde yani tarihine kadar verilmesi gerekir. Vergi değerini tadil eden ve bu nedenle bildirim verilmesini gerektiren sebepler Kanunun 33’üncü maddesinde sayılmıştır 1. Yeni bina inşa edilmesi Mevcut binalara ilaveler yapılması veya asansör veya kalorifer tesisleri konulması yeni inşaat hükmündedir. 2. Bir binanın yanması, yıkılması suretiyle veya sair sebeplerle tamamen veya kısmen harabolması veya binada mevcut asansör veya kalorifer tesislerinin kısmen veya tamamen kaldırılması; 3. Bir binanın kullanış tarzının tamamen değiştirilmesi veya bir binanın ikamete mahsus mahallerinden bir kısmının dükkan, mağaza, depo gibi ticaret ve sanat icrasına mahsus mahaller haline kalbedilmesi Bu hükmün uygulanmasında bir apartmanın her dairesi bir bina sayılır ve tadil sebebi, yalnız kullanış tarzı tamamen veya kısmen değiştirilen daire için geçerli olur. 4. Arazinin hal ve heyetinde değişiklik olması; a Arazinin fidanlandırılması veya ağaçlandırılması, bağ haline getirilmesi; b Fidanlı, ağaçlı veya kütüklü bir arazinin tarla haline getirilmesi veya gelmesi; c Tarım yapılan bir arazinin tabii bir afet veya arıza sebebiyle veya sair sebepler yüzünden tarıma elvirişsiz hale gelmesi; d Tarım yapılmıyan bir arazinin tarıma elverişli hale getirilmesi; e Arazinin parsellenmek suretiyle arsalar haline getirilmesi; 5. Bir binanın mütemmimi durumunda olan arazinin mütemmimlik durumundan çıkması veya bir arazi ve arsanın bina mütemmimi durumuna girmesi, 6. Bir bina veya arazinin taksim veya ifraz edilmesi veya mükellefinin değişmesi Araziden bir kısmının istimlak edilmesi de ifraz hükmündedir. 7. Müteaddit arazi ve arsaların tek bir arazi ve arsa haline getirilmesi veya müteaddit hisselere ayrılmış olan bir binanın bütün hisselerinin birleştirilmesi; 8. Herhangi bir sebep yüzünden bir şehir, kasaba veya köyün tamamında devamlı olmak üzere bina veya arazinin değerlerinde %25'i aşan oranda artma veya eksilme olması.
Vergi daireleri, gümrük idareleri ile belediyelerce tesis edilmiş olan vergiye müteallik işlemler aleyhine vergi mahkemelerinde açılmış olan davalardır. Vergiye müteallik dava konusu edilebilecek nitelikte işlemler nelerdir? Sık karşılaşılan dava konusu edilebilecek işlemler genellikle; Vergi dairelerince bir inceleme raporu yada takdir komisyonu kararına istinaden vergi dairelerince düzenlenmiş olan vergi ceza ihbarnameleri, ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine düzenlenmiş olan tahakkuk fişleri, kesinleşmiş olan vergi tahakkuk ve cezaların tahsili amacıyla tanzim ve tebliğ edilmiş olan ödeme emirleri, bu ödeme emirleri üzerine uygulanan her türlü haciz işlemleri, Yine vergi dairelerince tesis edilen vergi mükellefiyetinin resen terkini yada resen tesisi yönünde tesis edilen işlemler ile özel esaslara alma işlemleri, Gümrük idareleri tarafından ithal sırasında alınması gerekli vergilerle gümrük vergisi, ilave gümrük vergisi, KDV, ÖTV, anti damping, ek mali yükümlülük vb. ilgili yapılmış olan ek tahakkuklar ve bu ek tahakkuklar üzerinden yada gümrüklenmiş değer üzerinden kesilmiş olan idari para cezaları, dahilde işleme rejimi, transit rejim yada geçici ithalat rejimi ihlali iddialarına dayanılarak yapılan ek tahakkuk ile kesilen idari para eczaları Belediyeler tarafından Emlak Vergisi ve Belediye Gelirleri Kanunundan kaynaklı emlak vergileri, harçlar, ilan reklam vergileri, yol ve kanalizasyon harcamalarına katılma payı vb. için düzenlenen vergi ceza ihbarnameleri/tahakkuk fişleri ile bu vergi ve mali yükümlülükler için kesilmiş olan cezalar vergi mahkemelerinde dava konusu edilebilecek nitelikte idari işlemlerdir. Vergi mahkemelerinde dava açma süresi ne kadardır? Vergi dairelerince tesis edilen ödeme emri haricindeki tüm idari işlemlerde dava açma süresi 30 gündür. Sürenin başlangıcı ihbarname ve tahakkuk fişinin tebliği tarihiden itibaren başlar, haciz ve mükellefiyetle ilgili işlemlerde genelde yazılı tebliğ söz konusu olmadığından öğrenme tarihinden itibaren 30 gün hesaplanarak dava açılmalıdır. Ödeme emrine, ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz işlemlerine karşı ise dava açma süresi 15 gündür. Gümrük idarelerince yapılan ek tahakkuk ve kesilen idari para cezalarına karşı ise doğrudan dava açılamaz. Önce tebliğden itibaren 15 gün içinde Gümrükler Bölge Müdürlüğüne itiraz edilir. İtirazın reddi üzerine de 30 gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açılır. Vergi dava dilekçesi nereye verilir? Dava konusu işlemi tesis etmiş olan vergi dairesi ya da gümrük idaresinin bulunduğu yer vergi mahkemesine hitaben hazırlanacak bir dilekçe ile doğrudan yada idare veya vergi mahkemesi bulunmayan yerlerde büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kalıp kalmadığına bakılmaksızın asliye hukuk hakimliklerine veya yabancı memleketlerde Türk konsolosluklarına verilebilir. Vergi dava dilekçesinde bulunması zorunlu unsurlar nelerdir? -Dava konusu işlemi tesis etmiş olan vergi dairesi yada gümrük idaresinin dilekçede gösterilmesi, -Dava konusu işlemin ihbarname, tahakkuk fişi, ödeme emri, ek tahakkuk yada idari para cezası kararı ile biliniyorsa haciz kararının tarih ve sayısı ile tebliğ yada öğrenme tarihi, -Dava konusu vergi ve cezanın tutarı ile vergilendirme dönemi, -Vergiyi doğuran olay anlatımı, hukuka aykırılık itirazları ile talep ve netice vergi, ceza yada haczin kaldırılması talebi ile ödeme emrinin iptali talebi vb. Verilmiş olan bilgiler genel mahiyette bilgiler olup, her vergi türünde KDV’si, Kurumlar vergisi, harç ve damga vergileri, gümrük vergileri vergiyi doğuran olay ile hukuka aykırılık itirazları muhasebe vb. dahil gümrük kanununda düzenlenmiş rejimlerin ithalat, ihracat, dahilde işleme, transit, geçici ithalat vb. işleyişiyle ilgili uzmanlık isteyen teknik bilgiyi gerektirmekte olup BİLGİN HUKUK olarak vergi hukuku alanında danışmanlık hizmeti vermekteyiz. Bilgin Hukuk Bürosu olarak danışmanlık hizmeti verdiğimiz gerçek ve tüzelkişilerin günlük ve ticari hayatlarında tahakkuk ettirilen vergi borcunun niteliği, vergilerde uygulanacak temel ilke ve kurallara ilişkin bilgilendirme, vergi yasalarınca sunulan olanaklardan yararlanılması, vergi sorumluluğun kapsamı hakkında bilgilendirilmesi ve güncel düzenlemeler ışığında müvekkil lehine yapılan değişikliklerden haberdar ederek yönlendirilmesi, her türlü vergi uyuşmazlıklarının çözümü için idari ve adli makamlara başvuruların yapılması ve uyuşmazlığın çözümlenmesi amaçlanmaktadır. İçerik Hk Vergi davası, vergi dava açma süresi, vergi dava dilekçesi,
KARARI VEREN MAHKEMENİN BİR ÜSTÜ….. AİLE MEHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ’NEVERİLMEK ÜZEREKARARI VEREN MAHKEME……. AİLE MAHKEMESİNE SAYIN HAKİMLİĞİ’NEESAS NO 2015/…… D. İŞKARAR NO 2015/……KARARA İTİRAZEDEN İSİM VE TC KİMLİK NO, ADRESVEKİLİ VARSA VEKİL İSMİ VE ADRESİKARŞI TARAF İSİM - ADRESTEBLİĞ TARİHİ Buraya kararı hangi gün aldıysanız o günün tarihi yazılacakKONU ………. Aile Mahkemesinin ……. Değişik iş, ………karar sayılı ve …… tarihli 6284 Sayılı Kanun gereğince koruma tedbir kararına karşı itirazımızın sunulmasından Şiddet mağduru olduğunu iddia eden…… ile yaklaşık …….senedir evliyim ve bu evlilikten … yaşlarında ortak çocuklarımız bulunmaktadır. Sayın mahkemenin ortak çocukları dinlenmeden verilen aleyhimdeki evden uzaklaştırma ve koruma kararı usul ve yasaya aykırı olup itiraz etmekteyim. Şöyle ki; Şikayet eden karşı taraf sayın mahkemeye bildirdiği iddialarda tamamen haksız olup gerçeği Karşı tarafın iddia ettiği gibi eşime karşı hiçbir şekilde şiddet, tehdit, hakaret, aşağılama ve küçük düşürücü gibi söz ve eylemlerde Şikayet eden gereksiz ve aslı astarı olmayan hilafı hakikat iddialarda bulunmaktadır. Karşı tarafın esasen iki senedir devam eden bu durum aile içerisinde huzur Ortak çocuklarımız olan … yaşlarındaki … şahit olarak dinlenecek olursa haklılığım ortaya Banka kredisiyle ev aldım. Şuanda aile konutu olarak ikamet edilen ev ipotekli ve banka kredi borucunun henüz üçte biri kadar bir miktarı ödenmiştir. Çalıştığım iş yerinden yaklaşık …….- TL gelirim bulunmaktadır. Ayda yaklaşık …...-TL banka kredisiyle alınan evinin borcunu ödemektedir. Sayın mahkemenin uzaklaştırma kararı nedeniyle evime gidemediğimden karardan sonra mecburen ev kiraladım ve yaklaşık bu ev içinde …..-TL kira ödemek zorunda kaldığımdan ekstra bir masraf yapmak zorunda kaldığımdan bu tür masrafları karşılayarak hem kendi hayatımı hem de çocuklarımın ve eşimin hayatını idame ettirebilmem mümkün Sonuç olarak yukarıda anlatılan nedenlerle şikayet eden karşı tarafın beyanları gerçeği yansıtmadığından ve sayın mahkemenin koruma tedbirleri ve evden uzaklaştırma kararı nedeniyle mağdur olduğumdan ve bu karar nedeniyle ekonomik olarak çöküntü yaşayacağımdan sayın mahkemenin kararına itiraz etme ve koruma kararının kaldırılmasını talep etme zarureti hasıl NEDENLER 6284 Sayılı Yasa, Yargıtay kararları ve İlgili MevzuatDELİLLER Tanık beyanları vs. her türlü delillerİSTEM SONUCU Yukarıda arz edilen ve sayın mahkemecede resen dikkat edilecek hususlarla ……. Aile Mahkemesinin 2015/….. D. İş, 2015/…. K. Sayılı …./…./2015 tarihli 6284 Sayılı Kanun gereğince koruma tedbir kararına karşı itirazımızın kabul edilerek söz konusu kararın kaldırılmasını saygıyla arz ve talep ederim. Buraya Dilekçenin Verileceği Tarih Yazılacak İTİRAZ EDEN İsim İmzaETİKETLERevden uzaklaştırma kararıevden uzaklaştırma kararına itiraz,evden uzaklaştırma nasıl alınır,evden uzaklaştırma ceası,evden uzaklaştırma kararı nasıl alınır,evden uzaklaştırma cezası kaç gün,evden uzaklaştırma kararı nasıl çıkarılır, evden uzaklaştırma dilekçesi,savcılıktan uzaklaştırma talebi dilekçesi,can güvenliği koruma talebi dilekçesi,uzaklaştırma kararı uzatma dilekçesi,eşi evden uzaklaştırma dilekçesi,kadin sığınma evine dilekçe örneği,6284 sayılı kanun,koruma kararı talebi dilekçe,uzaklaştırma kararı uzatma dilekçesi örneği,polisin evden uzaklaştırma kararı,komşuya uzaklaştırma kararı,haksız yere evden uzaklaştırma,evden uzaklaştırma kararı bitince ne olur,uzaklaştırma kararı dilekçesi,uzaklaştırma kararının bosanma davasına etkisi,uzaklaştırma kararı ne kadar sürer,evden uzaklaştırma kararının kaldırılması dilekçe örneği,
VERGİ İHTİLAFLARI Mevlüt DİLAVER, SMMM Yakın dönemde bir mükellefe gelen vergi ceza ihbarnamesi, tekerrür uygulamasındaki hatalı uygulamanın halen devam ettiğini gösteriyordu. Mükellef hakkında takdir komisyonu arka arkaya üç yıl için matrah takdir etmiş, bu takdir kararına dayanarak vergi dairesi vergi/ceza ihbarnamesi düzenlemiş. İlk yıla ilişkin ihbarnamede vergi ziyaı cezaları bir kat iken, vergi idaresi ilk yılda kesilmiş vergi ziyaı cezasına dayanarak sonraki yıllara ilişkin vergi ceza ihbarnamelerinde vergi ziyaı cezalarını 1,5 kat olarak uygulamış. Oysa ihbarnamelerin hepsi aynı tarihli ve kesinleşmiş bir ceza yok ortada. Dikkat edilmese, bir kat ödenmesi gereken vergi ziyaı cezası 1,5 kat olarak ödenmek zorunda kalınacak. Bu olay üzerine konu hakkında, meslektaşlarımızı ve mükellefleri uyarmayı bir borç bildik. Aşağıda kısaca tekerrür uygulamasının ne şekilde icra edilmesi gerektiğini özetledik. Hatalı durumlar için nasıl bir yol izlenebileceği hususuna da ana hatları ile yer verdik. 213 sayılı Vergi Usul Kanunun “Tekerrür” başlıklı 339 uncu maddesine göre; vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, cezanın kesinleştiği tarihi takip eden yılın başından başlamak üzere vergi ziyaında beş, usulsüzlükte iki yıl içinde tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezası yüzde elli, usulsüzlük cezası yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Yukarıdaki düzenlemeye göre tekerrür hükmünün uygulanabilmesi ancak, KESİNLEŞMİŞ BİR CEZA’yı gekektirmektedir. Bu şart tekerrür hükmünün ihdas ediliş amacı ile de uyumludur. Kesinleşmiş bir cezaya rağmen suç fiilinin tekerrür etmesi, ilk verilen ve kesinleşen cezanın kişiyi ıslah etmede yetersiz kaldığını gösterir. Bu nedenledir ki; kanun koyucu, aynı fiil için bu kez daha ağır bir ceza uygulaması şeklinde bir ceza politikası izleyerek cezayı ağırlaştırır. Tekerrür durumunu daha ağır cezalandırır. Yargı mercilerinde ihtilaf konusu yapılan olaylarda, tekerrür hükmünün uygulanması için, tekerrür hükmüne esas alınacak sonraki fiilin, daha önce işlenmiş fiil için kesilmiş ve kesinleşmiş cezadan sonra işlenmiş olması gerektiği yönünde hâsıl olan yargı kararları müstakar hale gelmiştir. Ayrıca, Anayasa Mahkemesinin, tarihli ve 27773 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2010/73 sayılı kararında, vergi ziyaı cezası ve usulsüzlük cezası kesilen kişilere, bu cezaların kesinleştiği tarihten itibaren belirli bir süre içinde tekrar vergi ziyaı cezası ya da tekrar usulsüzlük cezası kesilmesi durumunda cezalarda artırım uygulanacağını öngören kuralda tekerrür hükmüne esas alınacak sonraki fiilin her halde ilk fiil için verilen cezanın kesinleşme tarihinden sonraki bir tarihte gerçekleşmiş olması gerektiği belirtilmiştir. VUK 339 uncu maddesinin lafzı, müstakar hale gelen yargı kararları ve yukarıda zikredilen Anayasa Mahkemesi Kararı mucibince, bir vergi cezasının tekerrür hükmü sebebiyle artırımlı uygulanabilmesi için tekerrüre esas alınacak sonraki fiilin her halde daha önce işlenmiş bir fiil için kesilen cezanın kesinleşme tarihinden sonraki bir tarihte işlenmiş olması gerekmektedir. Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, cezanın kesinleşmesinden önce tekrar kesilecek cezalarda vergi ziyaı ve usulsüzlük tekerrür hükmünün uygulanması hatalı bir uygulamadır. Vergi idaresinin bir kat uygulaması gereken vergi ziyaı cezasını 1,5 kat uygulaması hatalı bir işlemdir. Vergi Usul Kanununun 375 inci maddesinde yer alan, “Vergi cezalarına ilişkin yapılan hatalar, bu kanunda vergi hataları için belli edilen usul ve şartlara göre düzeltilir.” hükmü uyarınca düzeltilmesi gerekir. Vergi idaresi düzeltme işlemini re’sen yapabileceği gibi, VUK 122 nci madde uyarınca, mükellef tarafından da yazılı olarak talep üzerine yapabilir. Yazı bizzat ilgili vergi dairesine verilebileceği gibi, taahhütlü posta ile de gönderilebilir. Bu kapsamda verilecek düzeltme dilekçesinde; “213 sayılı 116,117,118,120. maddeleri gereğince ….. vergi ve ….cezalarının düzeltilmesini ….. nedenlerle talep etmekteyim.” hususlarına yer verilir. Vergi idaresinin, konuyu vergi hatası kapsamında görmemesi ihtimali de göz önünde bulundurularak, dava açma sürelerini kaçırmadan, konuyu yargı hakemliğine götürme hakkı da değerlendirilebilir. Yazımızın PDF FORMATI Not Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir. İzinsiz olarak aynen yayımlanamaz. Tüm hakları yazarına aittir.
emlak vergisi takdir komisyonu kararına itiraz dilekçesi örneği